Metin Arolat Röpörtajı

19 Temmuz 2006 Çarşamba


Zamana ihtiyacım var

Yedi yıl aradan sonra çıkardığı "Kabul Et"le yeniden aramızda Metin Arolat. "Şarkılarımın değeri hep Hürriyetsonradan anlaşılır. Bunun için biraz zaman gerekiyor" diyen Arolat, müzikten, özel hayatına kadar her şeyi Kelebek okurlarıyla paylaştı.

- Metin Arolat’ın hayat yolculuğu nasıl gidiyor? Nasıl bir yolculuk bu?

Her adımda yeni şeyler öğrenip, her yeni şeyi öğrendiğimde de; "Meğer ne kadar az şey biliyormuşum" diye şaşırarak gidiyor! Tam da Sezen Aksu’nun dediği gibi; "Ne kadar az yol almışım, ne kadar az... Yolun başındaymışım meğer. Elimde yalandan, kocaman, rengarenk, geçici, oyuncak zaferler..." Hayat öyle bir şey ki; her zaman biraz eksiğiz karşısında, asla tam olamayacağız!

- Neden müziğe bu kadar uzun süre ara verdiniz? Yedi sene verilen bir ara insanda "Kesin unutuldum ben" korkusu yaratır mı?

Sanırım bu korkuyu yaratır. Ancak ben müziği, beni unutmasınlar diye yapmıyorum ki, müzik yapmayı sevdiğim için yapıyorum. Benim için önemli olan; şarkılarım sevildi mi, sevilmedi mi.

- Albüm çıktı, klipler çekildi. Ancak her zamanki Metin Arolat fırtınası yaşanmıyor, neden?

Yok canım, o kadar da hakkımı yemeyin! Kliplerim hálá konuşuluyor, yoksa sen şu meşhur sakız sahnesini hiç konuşmadın mı! Bir önceki albümümde de böyle yaklaşılmıştı bana. Hep bir şekilde basından bazı kişilerin sevmediği çocuk oldum ben! Zamanla anlamışlardı şarkıların değerini. Bunun için zamana ihtiyacım var. İddiasız görünen iddialı albümler yaparım ben!

- Sesinizi beğeniyor musunuz?

Ben kendi şarkılarımı yapıp, kendi sözlerimi yazıp onları söyleyen biriyim. Dikkat edersen benim en hareketli şarkım bile bir hüzün taşır. Hüzünlüdür benim sesim; anlattığı şeyin duygusunu iyi taşır ve yansıtır. Bana "Sesin şu kadar oktav mıdır, bu kadar tiz midir" dersen, hayır öyle bir iddiam olmadı hiç. Ama duygusu var mı dersen, o var işte. Chris Rea’yı dinler misin bilmem; o da iddiasız, pes bir tondan söyler mesela, konuşur gibi... Ama sana ne demek istediğini öyle bir anlatır ki, gözlerin doluverir.

- Aşık Metin Arolat nasıl biri oluyor, ne şekilde farklılaşıyor?

Aşk bende hastalanmışım etkisi yaratıyor. Gereğinden fazla sahipleniyorum. Çok açık oluyorum. Aşkı oyun haline getirmeyi ya da bir güç gösterisi gibi yaşamayı sevmiyorum. Kaçma, kovalama durumları bana göre değil. Ama karşımdakiler genellikle bu oyunları seviyor ve aşkın içinde hesap, kitapla uğraşıyorlar. Herkes saf aşktan bahsetse de kimse kendini tam anlamıyla aşka teslim etmiyor.

- Evliliğe sıcak bakmadığınızı okudum bir röportajınızda.

Evliliğe sıcak bakmıyor değilim. Sadece doğru kişi, tam güven, anne ve babalarımızın evlilikleri gibi bir evliliğin bu çağda zor olduğunu görüyorum. Bir de çevremde büyük aşkla evlenenlerin yüzde 90’ı büyük nefretlerle ayrıldılar. Bizim nesil, kadın ya da erkek, hep bir bağımsız olma derdi, kendini ispat etmeye çalışmak ve kimseye ödün vermemek kodlamalarıyla yetişmiş. Dolayısıyla evlilikler bir kişilik savaşına dönüşüyor. Kimsenin kimseyi alttan aldığı yok.

- Taşıyıcı anneden çocuk sahibi olmayı istiyorsunuz. Sonuçta o bebek taşıyıcı annenin bir parçası ve onun birçok özelliğini alacak. Böylesi bir durum sizi rahatsız etmez mi?

Annesi doğru düzgün biri olduktan sonra neden rahatsız olayım ki? Sonuçta o bebek annesini de tanıyacak.

- Bu soruya "Yorum yok" diyebilirsiniz ama cinsel tercihinizle ilgili insanların aklında soru işaretleri var. Elbette ki bu sadece sizi ilgilendirir ancak taşıyıcı anneden dünyaya gelen bebeğin nedeni bu mu?

Baksana sen bile bu soruyu sorarken çekiniyorsun. "Yorum yok diyebilirsiniz" diyerek, ürkekçe yaklaşıyorsun. Elime böyle bir açıklama fırsatı geçmişken niye "Yorum yok" diyeyim ki! Açıkça soramadığın soru: "Gay misin, değil misin?" Bu konu hakkında soru işaretleri olduğunu ben de duyuyorum. Sanırım bunun birçok sebebi var. En önemlisi kız arkadaşlarımı magazin basınına asla takdim etmemiş olmam ya da "Bakın ben ne kadar erkeğim alın size ispatı" diye bir çaba sarf etmemem. Eh eli yüzü de düzgün bir insanım. Duygulu şarkılar da yazıyorum. Hatta romantiğim de... Daha ne olsun, işte karşınızda en zanlı olabilecek kişi! Ama bütün bunlara karşın cinsel ilgim sadece kadınlara! Tanıdığım birçok gay arkadaşım var. Muhakkak senin de vardır. Çoğu çok iyi insan... İşlerinde çok başarılı ve saygı gören kişiler. Onlara da hiçbir zaman karşı olmadım. Kim nasıl mutluysa öyle yaşasın, yaşadıklarından kendileri sorumlu olduktan sonra... Belki de bu soru işaretleri onlara karşı olmamamdan da çıkıyor olabilir. Ama homofobik değilim. Bir gün bu fikrim değişirse onu da seninle paylaşırım! Dolayısıyla bu taşıyıcı anneliğin sebebi, hiçbir kız arkadaşımın evlenmeden çocuk yapmaya yanaşmamış olması!

- Geleceğinizle ilgili sizi korkutan ya da tedirgin eden bir şey ya da şeyler var mı?

Evliliği düşünmediğimi söylüyorum. Evlenmeden çocuk yapma isteğime de sizler laf ediyorsunuz. Bu gidişle yapayalnız kalacağım. Bunu düşünmek beni tedirgin ediyor.

Finale kalamadım

Belçika’da Popstar’ın benzeri olan "Pop Idol"e katılmıştım. Finale kalamadan da elendim ne yazık ki! Çok üzüldüm. O zaman lisede okuyordum ve doğal olarak okula geri döndüm. Yakın arkadaşlarım dalga geçmediler ama ben yine de finale kalamadığım için birçok kişinin bana değişik gözle baktığını fark ettim; "Başaramadın işte" der gibi. Zamanla her şey normale dönüyor ama bir süre gerçekten de çok utandım.

Kaynak: Trendy Dergi
Yorumlar
Yorum Gönder