Britney Spears Ansiklopedisi

7 Haziran 2018 Perşembe
Britney Spears, kimlik ismiyle Britney Jean Spears. 2 Aralık 1981'de  McComb, Mississippi'de küçük bir kasaba olan Kentwood'da dünyaya geldi. Grammy, Emmy ödüllü şarkıcı, dansçı, oyuncu, sanatçı, moda tasarımcısı, manken, yönetmen, kayıt yapımcısı, televizyon yapımcısı ve söz yazarıdır. Tüm dünya genelinde 150 milyondan fazla single satarak tüm dünyaya kendini duyurmuş, aynı zamanda tüm zamanların en çok satan kadın sanatçısı olmuştur. Amerikan müzik tarihinde En Çok Satan 8. Kadın, En Çok Satan En Genç Kadın Şarkıcıdır. 2009 yılında Guiness Rekorlar Kitabına 21. yüzyılın En İyi Kadın Şarkıcısı olarak geçmiştir. Forbes dergisinin 2003 yılında belirlediği En Zengin 25 Yaş Altı Ünlüler listesinde birinci sırada, 2006 yılında belirlediği En Zengin Ünlüler listesinde ise 100 milyon dolarlık servetiyle dokuzuncu sırada yer almaktadır 2014 Eylül ayında ise 500 milyon dolarlık kadar bir serveti vardır. Ayrıca 2012'de dünyanın en zengin 5.kadını olmuştur. Ayrıca üst üste 6 albümü #1 numara yapabilen tek isimdir.
Britney, ilk sahne deneyimini kilise korolarında yaşadı.Yeteneğini fark eden annesi, onu Star Searcher programına götürdü.Yaşına göre oldukça olgun sesiyle jüriyi etkiledi ancak ne yazık ki programa kayıt olamadı. Ancak bu annesi ve Britney'i yıldırmadı. Mickey Mouse Club'a başvurdu ancak yaşından dolayı kayıt olamadı. Ertesi yıl, MMC'e tamamen kabul edildi. Bu dönemde şuanda da ünlü olan Justin Timberlake, Christina Aguilera ve Ryan Gosling ile sahne aldı. Bir süre sonra sevgilisi olacak, Justin Timberlake ile burada tanışmıştı. Program 1 yıl sonra ekranlara veda edince, Britney geri Kentwood'a dönmek zorunda kaldı. Ama artık aklı başındaydı ve Kentwood'a geri dönmeyecekti. O dönemlerde Disney yıldızları bu kadar popüler olmuyordu ve Disney'de isim üretmiyordu. Karar verdikten sonra menajeri ve akıl hocası Lou Pearlman ile konuşup artık şarkıcı olmak istediğine karar verdiğini çoktan bildirdi, demo kayıtlarını şirketlere gönderiyordu.
Bu dönemde o dönemin yetenek üretmeni Larry Rudolph'un dikkatini çekti. Aynı zamanda Larry, Britney ile aynı programda olan arkadaşı Justin'in'de grubu 'NSYNC'nin menajerliğini yapıp onları meşhur etmişti. Britney'nin demolarını dinleyip, yeteneğini gördüğünde ondan bir yıldız olacağını çoktan anlamıştı ve Britney'i N Sync'in ön sanatçısı olarak turnelerine çıkardı. Britney, profosyonel olarak ilk turnesini aslında burada gerçekleştirdi. Ayrıca bu gruptaki Lance Bass ile uzaktan akraba olduğu DNA'sal uyumları olduğuda bir gerçektir. Yeteneğin genlere bağlı olduğunu söyleyebilir miyiz, bilimsel olarak araştırmam gerek.
Peki Britney Spears çılgınlığı nasıl başladı? İşte şimdi bu hikayenin başlangıcına geliyoruz. 1998'de ilk single ''...Baby One More Time'' çıkmasıyla, Britney insanların dikkatini çekti ve yok sattı. O dönemler eski pop müzikleri insanları sıkıyordu ve pop müzikte genç isimler olmuyordu olsalar bile tutmuyordu. İşte Britney, kendi akımını kendi başlattı. ''Teen-pop''. İlk klip çekildiğinde yönetmeninden, stüdyo albümünü kaydedenlere kadar herkes Britney'e hayran oldu. Britney daha 17 yaşında, ama adını 100lerce ülkeye duyuran bir isim oldu. ...Baby One More Time ayrıca tüm dünyada en fazla satan single olmuştur. Ardından yine single ile aynı ismi taşıyan albümünü çıkardı. Single 15 milyonun, albüm ise 30 milyonun üstünde satarak bir ilke imza atar ve Britney çılgınlığı başlar. Bir ilke imza atan Britney'nin artık pop müziğe tarih yazdığı kesindi. Ama çoğu eleştirmen onun One Hit Wonder yani, tek hitli biri olacağını savundu. Çünkü baştada bahsettiğim gibi Britney'den önceki genç isimler pop yapamıyor, yapsa bile tutmuyordu. Bu dönem yapım şirketi, onu lolita bir kız olarak göstermekte inatlıydı. Britney'de yaşı küçük olduğundan buna fazla takılmıyordu. Ama zamanla iş adamlarının dikkatini çeken bir lolitaya dönüştü. Amerika'nın en muhafazakar ailelerine bile ''örnek kız'' imajı verildi. Aileler, onun kendi çocuklarına örnek olduğunu düşünüyorlardı. Britney dünya önünde büyüyordu ve kimsenin ebeveyni olacak yaştada değildi. Daha önünde daha fazla yıl, zaman ve kocaman bir hayat vardı.
2000 yılının Mayıs ayında Britney, ''Opps! I Did It Again'' albümünü piyasaya sürdü. İşte bu albüm Britney'nin kariyerinin artık asla bitmeyeceğini kanıtlayan albümdü. Bu albüm ilk haftasında 1,5 milyondan 2 milyona yakın sattı. Müzik tarihi, ilk defa böyle bir rekor gördü. 25 milyonun üzerinde satan bu albüm, aynı isimli single dışında, ''Lucky'', ''Stronger'' gibi hit şarkıları pop müzik tarihine kazandırdı. Bu albümünün sonlarına kadar Britney artık işleri eline almak istiyordu, ama yapım şirketinin baskıları devam ediyordu. Ama Britney, MTV'nin Video Müzik Ödülleri gecesinde hiç beklenmeyecek şekilde sahneye çıkacak ve şirketinin ona yapmaya çalıştığı imaja dur diyerek kendi istediğini okuyacaktı. Buda artık kendi kariyerine kendisinin karar vermesini kolaylaştıracaktı. Bu dönemde en büyük yükü, şirketi ona veriyordu. Olmadığı gibi biri olmak zorunda kalmak istemiyordu, ve oda tıpkı Madonna, Janet Jackson gibi kendi iplerini tutmak istiyordu.
2000 yılında MTV VMA'da birden üstündeki takım elbiseyi çıkarıp bu kıyafetle dans etmeye başladı. Ve artık genç lolita imajını üstünden atmaya başladı. Bu hareketi, halk tarafından çok eleştirilecek, muhafazakar ailelerin ona kin kusmasını sağlayacaktı. Ama hayranlarınında Britney ile birlikte büyüdüklerini düşünürsek çokta kafaya takılacak bir durum değildi. Britney bu hareketi üzerine ''Ben kimsenin annesi babası değilim, haliyle kimseyede örnek olmak zorunda değilim.'' açıklamasıyla eleştirilere ağır cevap verdi. Bu sahne sonrası dedikodulara göre Justin Timberlake onu sahne arkasında bekliyordu ve sahne sonrası ona mükemmel bir kraliçe olduğunu söyledi. Britney daha kariyerinin başlarında artık ''Popun Prensesi'' ünvanını almıştı. Madonna, Michael Jackson gibi pek çok üstadının da dikkatini çekmeyi başarmıştı.
2000'lerin sonları ve 2001'in başında ise çocukluk arkadaşı Justin Timberlake ile ilişki yaşaması gündeme bomba gibi düştü. Aynı zamanda, Britney'nin bakire olması magazinin ilgisini epey çekti. Britney, Justin ile çıkarken bir haberci ''Yattınız mı?'' sorusunu sormuş Britney ise ''Hayır, biz evlilikten önce cinsel ilişkiyi düşünmüyoruz, bu özel bir şey.'' yanıtını vermişti. Böylece tekrar muhafazakar ailelerin onayını kazanmış oldu. Ayrıca 2000 yılına kadar Britney'nin Reg Jones adında biriyle ilişkisi vardı ancak 2000 yılında ondan ayrılarak Justin ile çıkmaya başladı. İkili haberleri, magazinleri, dergileri hatta önemli gazeteleri bile meşgul edecek kadar meşhur olmuştu. Hal böyle olunca üstadlarda asla duramazdı tabi...

Pop prensesi, artık başka bir çağ yaşıyordu. 2001 yılında ''Britney'' albümünü piyasaya sürmüş, yine şirketinin çıkış şarkısı olarak seçtiği ''Before The Goodbye'' şarkısını reddetmiş, bunun yerine kendi isteği olan ''Im Slave 4U'' şarkısını single yapmıştı. Bu şarkı diğer Britney şarkılarından ayrılarak artık genç bir kız olduğunu vurgulayan bir şarkıdır. Şarkıda ''Tüm insanlar, küçük bir kız olduğumu düşünüyor, küçük bir kız clubte dans edemez diyorlar'' ile nakarata girmesindende bunu anlayabilirsiniz. Bu şarkı artık olgunlaştığını gösteren bir şarkı olmuştu ve aynı zamanda diğer albüm ve şarkılarına göre daha seksi ve karakteristik özellikler taşıyordu. Artık gerçekten popun efsanevi isimlerinden biriydi. Çok geçmeden, Michael Jackson ile aynı sahneyi paylaştı. Popun kralı ile ''The Way You Make Me Feel'' şarkısını seslendirdi. Ayrıca bu albümünde Michael Jackson'un söz yazarlarından birinin şarkısını okudu ''Boys''. Bu albümden çıkan hit şarkılar ise ''Boys, Im Slave 4U, Overprotected,Im Not A Girl, Not Yet A Woman, I Love Rock'n'Roll'' bu şarkıların hepsi kliplendirilmiştir. Ayrıca albümde olup, kliplenmeyen pek çok şarkıda hit dünyasına girmiştir. 2002 yılında Britney, Crossroads isimli filmde oyunculuğunu sergilemiş ancak film istediği gişeyi yapamamıştır, amatör oyuncularla iş yapılmış olmasına rağmen 38 milyonluk gişe çokta kötü bir rakam sayılmaz aslında. 2003 yılında Britney ve Justin tamamen ayrılır, Britney ''In The Zone'' Erasına çoktan girmiştir bile. Söylentilere göre Britney, Justin ile kavgaya tutuştuğu bit gün Wade Robson ile sevişmiş, Justin ise Britney'nin hazırlanma odasında onun yazdığı bir notu bulmuştu.


In The Zone albümü ise, tıpkı Britney gibi ilk iki albümüne göre daha sanatsal içerikli, daha seksi, daha kadınsı ve daha olgun sözler, melodiler ve ritimlere sahip bir albümdü. Ayrıca bu albüm, pek çok ünlü isme ilham olmuş hatta çakmaları yapılan bir albümdür. Örnek vermek gerekirse en popüler örneği olarak Selena Gomez - Stars Dance albümünü örnek gösterebiliriz. In The Zone, seks, mastürbasyon, kadın-erkek ilişkileri üzerine pek çok şarkı anlatır. Ayrıca bu albümde Madonna ile düet vardır. ''Me Against The Music''. Bu albüm dönemi Britney'nin tüm hayatını değiştirecektir. Çünkü bu albüm döneminde bacağını kıracak, dizinden ameliyat olacak ve yanlış kararlar vermeye başlayacaktır. Bu dönem, seks içerikli albümü, bekaretini Justin Timberlake ile kaybetmesi, flörtleri tartışılacaktır. Ayrıca bu dönem magazin artık Britney'nin sık sık alkol aldığını, partiler düzenlediğini, deyim yerindeyse nerede akşam orda sabah hayat yaşadığını bu yüzden sürekli yorgun düştüğünü yazacaktır. Albüme gelecek olursak, sanatsal değerinin yüksek olduğunu ancak daha az sattığını söyleyebiliriz. Buna neden olan ise, MP3 ortamının gelişmesi, Britney'nin magazindeki konumu, ailelerin gözünden düşmesini örnek verebiliriz. Bu albümde ise, pek çok hit çıkmış yine tıpkı Britney albümündeki gibi kliplenmeyen pek çok şarkı hit olmuştur. Bu albümdeki en büyük hitlere bakacak olursak ''Toxic, Me Against The Music, Everytime, Outrageous'' şarkılarını örnek verebiliriz. Ayrıca bu hitlerin hepsi kliplenmiştir. Sadece Outrageous, Britney'nin klip çekimi esnasında dizinden sakatlanması nedeniyle iptal edilmiş, ayrıca Onyx Hotel Turu'da uzun süreli sekmeye uğramıştır. En çok konuşulan şarkı ise tartışmasız ''Everytime'' olmuştur. Bu şarkı Justin ve Britney ilişkisinin bitmesini konu alır. Justin, ''Cry Me River'' klibinde resmen Britney'nin onu aldattığını ima eden bir klip çekmiş, Britney ise bu şarkıyla ona cevap vermiştir. Ayrıca Toxic şarkısı pek çok ülkede 1 numaraya oturmuş, günümüzün klasik hitleri arasına girmiştir. MTV Video Müzik Ödülleri'nde Madonna ve Christina Aguilera ile yaptığı performans sırasında Madonna ile öpüşmesiyle skandallar kraliçesi ünvanına bir adım daha yaklaştı. Bu ise bekaret mevzusundan sonra ikinci büyük skandalı olarak görüldü. Ve basın tarafından oldukça ilgi gördü.Kısacası Britney bu dönemindede hem özel hayatıyla hem turuyla, hemde sanatıyla kendini konuşturmayı başarmıştır. Bu albümden sonra ise hayatı oldukça değişti, çocukluk arkadaşı Jason Alexander ile 55 saat süren bir evlilik gerçekleştiği, basına göre bu Las Vegas'ta sarhoş bir şekilde yapılan bir evlilikti ve geçersiz sayılıyordu. Britney ise bu söylentilere ''Evlenmenin nasıl bir şey olduğunu merak etmiştim.'' yanıtı vermiştir.


2004 yılında süpriz bir şekilde Justin Timberlake'nin sahne arkası dansçısı Kevin Federline ile evlenmiştir. Ve asıl kopma noktası burda başlamıştır. Britney, ailesi ve menajerini süpriz bir şekilde düğününe davet etmiştir. Annesi ise Britney'nin bu evliliğini evlilik sözleşmesi yapmasında ısrarcı olarak kabul etmiştir. Bunu şimdi vurguladığıma dikkat edin çünkü bu olayın derinine ineceğim. Britney evlendiğinde, Kevin ve Britney gayet mutlu bir evlilik sürdürdüğünü gözler önüne seriyordu hatta bunun için ''Chaotic'' isimli kişisel videoları içeren bir program bile yapmışlardır. (2013 yılında en büyük kariyer hatası sorulduğunda, ne saçlarını kazıtması, ne kilolu ve alkollü şekilde sahneye çıkıp dans etmesini hata olarak görmediğini en büyük kariyerinin hatasının bu olduğunu söylemiştir.) Ancak bir süre sonra Britney'den daha çok Kevin basında gözükmeye başlayınca insanlar Britney'nin nerede olduğunu sorgulamaya başlamıştır. O dönemler Britney, yok denecek kadar az görünüyor Kevin ise partiden partiye koşuyor buda yetmezmiş gibi albüm çıkaracağını duyurup duruyordu. Yapım şirketi ile halka açık imzalaşma yapmıştı. Britney, Kevin'dan ilk çocuğu ''Sean Preston''u 2005 yılında dünyaya getirdi. Magazin, Kevin'ı her zaman başka kadınlarla görüntülüyor, her gece bar kluplerde dağıtmış bir şekilde fotoğraflarını çekiyordu. Britney'i ise çocuğuna bakmaya çalışırken görüyorduk. Belkide bir kadının asla affetmeyeceği ihaneti, Britney affederek ve çocuğu olduğu içinde Kevin'a bir şans vererek ikinci oğlu Jayden James'ı 2006 yılında dünyaya getirdi. Ancak bir şeyler yine iyi gitmiyordu. 2006'nın sonlarına doğru ikili evlerini ayırdı, Britney Paris Hilton ve Lindsay Lohan ile gece gezmelerine gidiyordu. Her sabah evi ve bebekleri için alışverişe gidiyordu. Britney'nin en büyük çöküşü belkide 2006'da başlamıştı, başlamadıysa bile sinyallerini verdiği açık ve netti.

Britney'nin tartışmasız en zor dönemi 2007 yılıdır. Britney 2007 yıllarında çok kötü zamanlar geçirmiş, psikolojik bunalımlar yaşamış, çocuklarının velayetini kaybetmiş, uyuşturucu denilen lanet bir maddeyle savaşmış, yanlış insanları hayatına almıştır. Britney'nin psikolojik sorunlar yaşadığı ilk davalarında Kevin Federline tarafından iddia edilmişti. Ayrıca gece gezmeleri, depresif ruh hali medya tarafından görüntülendikçe Kevin ve avukatı J. Kaplan, bunları mahkemeye delil göstererek çocukların velayetini almak istemiştir. Ama Kevin Federline'ın isteği çocuklar mıdır? Hayır, Britney gelmiş geçmiş en zengin ünlülerden biridir hayatınızda hiç göremeyeceğiniz kadar da büyük bir serveti elinde tutan bir kadındır. Kevin Federline, Britney ile evlenmeden önce hamile sevgilisiyle nişanı atmış ve Britney ile evlenmiştir. O çocuğunu bile arayıp sormazken, Britney'den olan çocuklarının velayetini istemesi ise tamamiyle para almak istemesidir. Kevin, 2011 yılına kadar Britney'nin ona aldığı arabayı kullanacak kadar fakir bir insandı. Ayrıca avukat masraflarını bile utanmadan Britney'nin ödemesini istemiştir. Britney ''kötü kız'' konumuna geldikçe ve basın ona ''kötü bir anne'' dedikçe çocuklarının velayetini kaybetmesi kaçınılmaz bir sonuçtu. Britney, psikolojik sorunları olduğunu kabul etmiş ve rehabilitasyon merkezine sırf çocuklarının velayetini almak için yatmıştır. Britney, burada bir gün tutulmuş ertesi gün çıktığında ise yüzyılın magazin olayını insanlara yaşatmıştır.
16 Şubat 2007 günü gecesi, ilk önce 40'lı Redbull kutusu alan Britney, evden Tarzana'ya yakın bir kuaföre girmek istedi. Ve kuaför kapalıydı. Britney daha sonra kuaförü gece salona çağırarak kuaför salonunu açtırdı. Kuaför sahibi kadın ona nasıl bir model istediğini sorduğunda Britney hiç birini istemediğini söyledi. Bunun nedenini soran kuaföre kafasında çok fazla ekleme saç olduğunu, bunun onu bunalttığını artık başkalarının ona dokunmasını istemediğini söyledi. Kuaför sahibi bunu yapmayı reddetti, ve kesinlikle yapmayacağını dile getirdi. Bunun üzerine Britney, bunu kendinin yapıp yapamayacağını sordu. Britney'nin önüne makas koyuldu. Ve saçlarını kökten kesmeye başladı. Kafasını yarmaması için kuaför sahibi önüne traş makinası koydu. Kafasını traşlama işlemini ise kahkalar atarak yaptı. For the Record belgeselinde ''Normal insanlar her zaman saçlarını kazatıyor, sadece bir tepkiydi. Çok fazla şey yaşıyordum, her şey üst üste geldiğinde perişan oldum, buda bana göre bir rahatlama şekliydi'' demiştir. En büyük skandallar ise üstüste gelmeye devam etti en önemli skandalı ise şemsiye olayıdır. Britney çocuklarını görmek için Kevin'ın evine gider. Ancak kapıyı açan olmaz, içerden sesler gelmesine rağmen magazin basınının dediğine göre Britney 3 saat kapıda çocuklarını bekledi, defalarca zili çaldı ve Kevin çocuklarını ona göstermedi. Bunun üzerine, basın ona slogan atmaya başladı. Britney en son arkadaşıyla bulunduğu arabadan çıkarak, elinde yeşil bir şemsiyeyle magazincileri darp etti ve camlarını uçurdu. Ayrıca Britney, bu yaptığı olay için X17 Online'dan özür dilemiştir, ancak basın ve insanlar ona bir yaptığını 50 ödetirken bu özürü havada kalmıştır, ve çoğu kişi bilmez. Ayrıca, Kevin'dan şiddet gördüğüde bir gerçektir çünkü boşanmadan önceki Candidlere bakıldığında vücudundaki darp izleri oldukça net gözükmektedir. Bir dönem, Britney'nin saçlarını kazıdığı kuaför Britney'nin saçlarını EBay üzerinde satışa sunmuş ve 2 milyon dolar gelirle satmıştır. Saçları satın alan kişi ise İtalya'da yaşamaktadır. Kuaför Britney hayranlarının linçi üzerine saçların kendisinde olduğunu ve satmadığını iddia etsede buna inanıyor muyuz? Hayır.
Bu dönemde en büyük hatalarından biri bana kalırsa, akıl hocası ve resmen elinde büyüdüğü menajeri Larry Rudolph'u kovması. Britney'nin ani kararları, sürekli değişen ruh yapısına karşı Britney'i kötülüklerden korumak isterken Britney onun kendisini yönetmeye çalıştığını düşünüp bir anlık öfkeyle kovmuştur. Geri dönmesi ile çocuklarını geri alma savaşı ve boşanma süresinde olmuştur. Britney'nin boşanmasına en büyük destek Larry'den gelmiştir. Bir gün Britney, Larry'nin ofisine giderken görülür, döndüğünde ise Kevin canlı yayında evliliklerinin ne kadar mutlu devam ettiğini söylerken bir mesajla ayrılmak istemesiyle son bulur. Ve basının ilk düşüncesi Larry'nin geri döndüğü olmuştur. Ancak bu dönemde gece hayatında tanıştığı Sam Lutfi, menajerliğini üstlenir. Sam Lutfi, Britney'e o kadar zarar vermiştir ki, kelimelerle anlatamam. Sırf para uğruna bir kadının hayatını nasıl harcadığını ve ailesinden, Larry'den ve arkadaşlarından onu nasıl uzaklaştırdığını duyunca şok olabilirsiniz. Britney boşandıktan sonra ağır bir kişilik bozukluğu yaşadı, pembe peruklar, değişik saçlar, ingiliz aksanı vs hepsi bu kişilik bozukluğunun bir göstergesiydi aslında. Bu dönemde Britney'e bipolar bozukluk teşhisi konulmuştur. Britney'in tedavi olması gerekirken, Britney'e saçma sapan ilaçlar verip, uyuşturucu verip onun daha kötüleşmesini sağlayan Sam Lutfi denilen hiç bir işe yaramayan, aç gezen, ünlülerin üzerinden para kazanmaya çalışan gereksiz heriftir.
Bu adama burada küfürler yazabilirim, sövebilirim ama bu benim sadece sitemin kalitesini düşüreceğinden bunu yapmak istemiyorum. Ama yazdıklarımdan sonra benim yerime siz seve seve sövebilirsiniz. Britney'nin bu dönemdeki en büyük sorunu basın, paparazziler oldu. Bunca kötü şeyler yaşadığı bir dönemde magazin ve paparazzi ordusu Britney'i delirtmek için elinden geleni yapıyordu. Çünkü Britney, çıktığı günden beri yaptıkları, başardıkları ve herkese ilham vermesiyle resmen bir peygamber gibi görülüyordu ve peygamber asla hata yapamaz, asla kötü şeyler yaşayamazdı. İşte bu dönemde, Britney'nin her anını kaydetmek, fotoğraflarını çekmek gerçekten büyük paralar kazandırıyordu. Britney'nin yalnız, üzgün, mutsuz, ağlarken görüntülenmesi medya ajanslarına milyon dolarlar karşılığında satılıyor, dergiler, gazeteler bu resimleri o milyon dolarlara milyon dolarlar daha ekleyerek fotoğrafları dergilerde, internette yayınlıyorlardı. Düşünün o kadar büyük bir para dönüyor ki ortada kadının evini helikopter ile çekiyorlardı. Hatta X17 Online sitesi Britney'nin tüm fotoğraflarının siteyi ve tüm çalışanları zengin ettiğini, sitenin Britney sayesinde büyüdüğünü ve zengin olduğunu dile getirmiş ve ona teşekkür etmiştir. Peki bu olayın Sam ile olayı nedir diye sorduğunuzu biliyorum. Asıl olay, Sam'in eski bir paparazzi olmasından kaynaklanıyor. Sam'da bu işten oldukça para kazanıyor paparazzilere Britney'nin nerede olduğunu söylüyor, bazen onların istediği yerlere Britney'i götürüyordu. Bu dönemde bütün ipleri eline alan Sam'di çünkü Britney kendini idare edemeyecek kadar kötü durumdaydı. Ona hep kötü bir anne olduğunu söyleyip çocuklarını o olmazsa geri alamayacağını söyleyerek onun özgüvenini yerle bir ediyordu. Britney'nin köpeklerini saklıyor ona psikolojik şiddet uyguluyor, daha sonra köpeği buldum diyerek ona getiriyor bu şekilde Britney'nin güvenini kazanıyordu. Britney'nin yemeklerine uyuşturucu kullanıyor, çocuklarıyla tehdit ediyor bu şekilde onun daha da mahvolmasını sağlıyordu. Bu şekilde para kazanıyordu çünkü dediğim gibi ilah olarak görünen birinin bu şekilde olması magazinde yankı uyandırıyor bu şekilde ağır paralar dönüyordu. Sam'da paparazzilerden bu şekilde para koparıyor hemde kendi reklamını yapıyordu. Bir diğer isim ise, Sam'in adamı o dönem Britney'nin sözde ''erkek arkadaşı''.
Aslında bu kişi çok gereksiz ve üstünde durmamıza neredeyse hiç durmamıza gerek yok. Ama zaten bu kadar uzun bir yazıyı sadece Britney'in hayatını araştıranlar ve hayranlar okuyacağından bu adamada değinmekte fayda var. Sam'ın adamı, Britney'nin özel fotoğrafları için Britney'nin hayatına sızmış Pakistan uyruklu saçma bir isim. Daha önce yine Sam gibi, paparazzi kuryasından. Paparazzi arkadaşlarına ''Görürsünüz, dünya ünlüsü biriyle çıkacağım ve ağzınız açık kalacak'' demiş daha önce. Başarmış mı? Evet, dünyanın en çok konuştuğu biriyle çıkmak gerçekten bu adamı memnun etmiş olmalı. Britney 2007 döneminin sonunda Danja ile çalışarak kendi duygularını, karakterini yansıttığı ''Blackout'' albümünü yayına sürmüş. Belkide Britney'nin ilk liste başarısızlığı olmuş diyebiliriz. Britney bu dönemde Justin Timberlake ve Timberland ile çalışmayı reddetmişti, (belkide en çok ihtiyacı olduğu dönemde) ama sonuç zaten pop müzik tarihine yeni bir eser bırakan bir albüm olmuştu. Çok net hatırlıyorum, Blue Jean dergisi bu albüm için ''Britney, başarılı bir isim. Çok çok uçuk şeyler yapmadı belki ama her zaman kendisinden beklenenden daha iyisini yapmayı başardı'' demişti. Bu albümde diğer tüm albümlerden farklı, daha elektro, hiç bir ballad bulunmayan bir albüm. Ve albümü dinlediğinizde her bir şarkıyı beğeniyorsunuz, bazı albümler vardır ve içlerinden sadece 3-4 şarkı elle tutulur. Diğerleri ise koca bir çöp bataklığında batmaya muhtaçtır. İşte bu albümde hiç bir zaman öyle bir şey olmadı. Zaten Britney, ''Britney'' albümünden beri böyle bir şey yapmadı. (Bu benim kişisel düşüncem. Tabi ki, insandan insana değişebilir.) Bu albümden ilk çıkan şarkı ''Gimme More'' olmuştur. Bunu sırasıyla Break the Ice, Piece of Me izlemiştir. Asıl durmak istediğim önemli olaya gelmek için buraları hızlı geçiyorum. Değinmek istediğim yer ise ''2007 VMA Performansı''. Pek çok hayran, kabul etmeyip bunu reddetsede bu yazımda ve sitemde her zaman tarafsız olmayı amaçladığımdan gerçekleri yazacağım. 
Amerikan basınının yerden yere vurduğu, ama aslında kimsenin gerçeklerini bilmediği, göremediği ve asla anlamayacağı gece. Britney uzun süredir VMA'ya performans sergilemiyordu. Ve aslında bu gecede sergilemeyecekti. Ancak Sam Lutfi ve yapım şirketi Britney'nin yerine VMA ile anlaşıp Britney'nin bu performansını ''Comeback'' yani geri dönüş olarak lanse edip, iddialı sloganlarla desteklemişlerdi. Britney, performans sergilemeye ne hazırdı, ne de hali vardı. Zaten başında bin bir dert olan bir kadının sahnede enerjik durması, harika bir psikolojiyle performans sergilemesini kimse bekleyemezdi. Ama maalesef, bu kadını ilah gibi görerek herkes eski VMA performanslarını bekledi bu kadından. Britney lanse edilirken, sunumu yapan kadın lanet olası sözde komedyen Sarah Silvermans Britney'den canlı yayında şöyle bahsetti; ''Britney'nin iki oğlunu gördünüz mü? Onlar korkunçlar, büyük iki hata.'' Britney bu sırada performansa düşük enerjisiyle hazırlanıyordu. Ve bunu duyduğunda morali düştü. Hangi annenin böyle bir sunuma modu düşmezdi ki zaten? Sanki bunlar yetmezmiş gibi, birde Justin Timberlake sahne arkasında Britney ile görüşmek istediğini söyledi. Britney, kendini iyi hissetmiyordu ve ilk aşkının karşısına öyle çıkamazdı. Orada bulunan arkadaşına daha gelmediğini söylemesini istedi. Söylenenlere göre, Justin Britney'nin orada olduğunu biliyordu ve bunun için Britney'inde duyacağını bildiğinden bu cevabı duyduğunda ''Ona herşeyin bittiğini söyle, artık olmaz.'' dedi. Britney bir anlık öfkeyle, odada bulunan tüm içki şişelerinden içmeye başladı ve herkesi kovdu. Kıyafeti hazırdı, ancak bikini seçimi kendisinindi. Anlık olarak bu kıyafeti seçerek sahneye çıktı. Ve performansı bittiğinde izlemek istedi, kendisini izlediğinde ağlamaya başlayarak ''Justin beni böyle mi gördü?'' dedi. Ertesi gün evine giderken, uçağa binerken bile ağlarken fotoğraflandı.

Yorumlar
Yorum Gönder